Narsizm mi, Hastalık mı? Büyüklük Sanrısının Arkasındaki Psikiyatri Gerçeği
<p>Hezeyanın meydana gelme mekanizması kişinin kendi içinde bastırdığı ve varlığını inkâr ettiği duygu ve düşünceleri (saldırganlık, bağlanma ihtiyacı vb.) bir başkasına ya da başkalarına yansıtmasıdır. Mesela saldırganlık duyguları bastırılıp inkâr edilerek “bana düşmanlık ediyorlar” şeklinde başkalarına yansıtılır. Bu hastalar kendilerini rahatsız eden duyguların varlığını inkâr ederek acı verici gerçeklerden kaçınırlar. Yansıttıkları kötülükleri başkalarının üzerinde görerek kabul edemeyecekleri dürtülerin kendilerinde olduğunu fark etmekten korunurlar.</p><p><br></p><p>Aşağılık kompleksine karşı oluşturulan bir reaksiyon formasyon (tersine davranma) ve yansıtma ile büyüklük hezeyanı (megalomani) oluşur. Hezeyanlı hastaların hissettikleri durum, kendilerini anlamayan ve karşı olan bir dünyada yaşadıklarıdır. Yansıtma temel savunma mekanizmalarıdır ve bütün kötülükleri çevredeki insanlara ve kurumlara yansıtırlar. Böylece iç dünyalarında tehdit edici olabilecek bir dürtüyü, bir dış tehdit ile yer değiştirerek kontrol ederler. Hastanın kontrol etme ihtiyacı, paranoyanın temelindeki düşük benlik saygısından kaynaklanır. Paranoid hastalar, kendilerini büyük görerek veya önemli kişi ve kuruluşların kendi peşinde olduğuna ya da kötülük etmeye çalıştığına inanarak, zayıflık duygularını ve aşağılık komplekslerini telafi ederler. Antipsikotik ilaç tedavisi en etkili yöntem olmakla birlikte genellikle hastalar tarafından kabul edilmez. Zaten hasta olduklarını kabul etmezler ve ilaç vermeye çalışılmasını da kolaylıkla hezeyan sistemleri içinde açıklarlar. Mesela “Bu doktor da beni yok etmeye çalışan ekibin adamı. İlaçlarla beni zehirliyorlar” diye düşünebilir. Tedavici ile hasta arasındaki iletişim çok önemlidir. Bu tür kişilerin hezeyanlarını doğrudan sorgulayarak değiştirmeye çalışmak anlamsız ve yararsızdır.</p><p><br></p><p>Böyle bir yaklaşım saldırı olarak algılanır. Sırf o kişinin gönlünü almak için hezeyana inanır gibi davranmak da yanlıştır. O kişinin yaşadığı sıkıntı ve çıkmazlar üzerine konuşularak iletişim sağlanabilir. Sonuç olarak, mesihlik ya da mehdilik iddia eden kişilerin normal gibi görünmeleri ve davranmalarına ya da çok bilgili ya da eğitimli olmalarına aldanmamak gerekir. Bu durum psikiyatrik bir rahatsızlığın parçası olabilir. Bu insanlar, çok aklı başında gibi görünüp pek çok insanı çevrelerine toplayabilir ve yanlış yönlendirebilirler. Bundan korunmak için inançlı kişilerin dinin bazı açık prensipleriyle çelişen ya da bazı dini konuları zorlamalı şekilde tevil eden yaklaşımlardan sakınmaları gerekir.</p>