Denge ve Uyum: Çocuklarda Mahremiyet Eğitimi

Denge ve Uyum: Çocuklarda Mahremiyet Eğitimi
### İlahi ve Nebevi Rehberlik "Mümin erkek, mümin kadına kızmasın. Onun bir huyunu beğenmezse, başka bir huyunu beğenir." Bu hakikat, çocuklarda mahremiyet eğitimi konusunda bizim en temel yol haritamızdır. İslam'ın evlilik ve aile hayatına koyduğu ölçüler, fıtratımızla tam bir uyum içindedir. ### Alimlerin ve Ariflerin Dilinden Musa Efendi şöyle der: "Eşler birbirinin örtüsüdür. Birbirlerinin kusurlarını örtmeli, faziletlerini öne çıkarmalıdırlar. Muhabbet ancak bu şekilde beslenir."

Ahlaki Tavsiye & Açıklama

### Psikolojik ve Bilimsel Destek John Gottman'ın çalışmalarına göre, mutlu evliliklerin sırrı büyük jestlerde değil, günlük hayattaki küçük "yönelme" (ilgi gösterme) anlarındadır. Dinimizin asırlar önce ortaya koyduğu bu güzel prensipler, günümüz bilim ve psikolojisi tarafından da hararetle desteklenmektedir. Eşler arasındaki merhamet, sabır ve güzel söz, modern bilimin de tavsiye ettiği sağlıklı iletişim yöntemleridir. **Pratik Tavsiye:** Bugün eşinize veya ailenize, onları anladığınızı hissettiren küçük bir iyilik yapın veya takdir edici bir söz söyleyin.

Daha Fazlası Cebinizde!

İslamda Evlilik Rehberi mobil uygulamamızı indirerek tüm ilmi tavsiyelere kesintisiz şekilde anında ulaşabilirsiniz.

Google Play'den alın
Kaynak / Alıntı: Müslim, Radâ 61 | Musa Efendi (k.s)
Uzm. Psk. Burcu Çetin

Uzm. Psk. Burcu Çetin

Cinsel Terapist

Evlilikte cinsel uyum, mahremiyet ve bedensel iletişimin psikolojik yönleri üzerine çalışmaktadır.

Tüm Makalelerini Gör

Bu Yazıyı Paylaş

45.549 Kere Okundu

Ziyaretçi Yorumları (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapabilirsiniz!

Bir Yorum Bırakın

Yorum Yapabilmek İçin Giriş Yapmalısınız

Fikirlerinizi paylaşmak ve topluluğumuzun bir parçası olmak için lütfen hesabınıza giriş yapın.

İlginizi Çekebilecek Diğer Tavsiyeler

İlim ve Bilim Işığında Aile Hayatı ve Sosyal İlişkiler
Aile İçi İletişim ve Çatışma Çözümü

İlim ve Bilim Işığında Aile Hayatı ve Sosyal İlişkiler

### İlahi ve Nebevi Rehberlik "Kadınlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmazsanız, bilin ki sizin hoşlanmadığınız bir şeye Allah çok hayır koymuş olabilir." (Nisa, 19) Bu hakikat, aile hayatı ve sosyal i̇lişkiler konusunda bizim en temel yol haritamızdır. İslam'ın evlilik ve aile hayatına koyduğu ölçüler, fıtratımızla tam bir uyum içindedir. ### Alimlerin ve Ariflerin Dilinden Yunus Emre'nin "Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım" dizesi, evlilikte uyum, empati ve iletişimin temel şifrelerini barındırır. ### İlahi ve Nebevi Rehberlik "Mümin erkek, mümin kadına kızmasın. Onun bir huyunu beğenmezse, başka bir huyunu beğenir." Bu hakikat, aile hayatı ve sosyal i̇lişkiler konusunda bizim en temel yol haritamızdır. İslam'ın evlilik ve aile hayatına koyduğu ölçüler, fıtratımızla tam bir uyum içindedir. ### Alimlerin ve Ariflerin Dilinden İmam Gazali der ki: "Evlilikte huzur, karşılıklı haklara riayet etmek ve eşinin eziyetlerine sabretmekle mümkündür. Sabır, evliliğin en sağlam kalesidir."

38.500
Alimlerin Gözüyle Evliliği Canlı Tutanlar
Ailede Maneviyat ve İbadet

Alimlerin Gözüyle Evliliği Canlı Tutanlar

### İlahi ve Nebevi Rehberlik "Müminlerin iman bakımından en kâmil olanı, ahlâkı en güzel olanıdır. Sizin en hayırlınız da eşlerine karşı en hayırlı olanınızdır." Bu hakikat, evliliği canlı tutanlar konusunda bizim en temel yol haritamızdır. İslam'ın evlilik ve aile hayatına koyduğu ölçüler, fıtratımızla tam bir uyum içindedir. ### Alimlerin ve Ariflerin Dilinden Mevlana Celaleddin Rumi şöyle buyurur: "Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguyu paylaşanlar anlaşabilir. Eşler arasında asıl olan gönül bağıdır." ### İlahi ve Nebevi Rehberlik "Kadınlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmazsanız, bilin ki sizin hoşlanmadığınız bir şeye Allah çok hayır koymuş olabilir." (Nisa, 19) Bu hakikat, evliliği canlı tutanlar konusunda bizim en temel yol haritamızdır. İslam'ın evlilik ve aile hayatına koyduğu ölçüler, fıtratımızla tam bir uyum içindedir. ### Alimlerin ve Ariflerin Dilinden İmam Gazali der ki: "Evlilikte huzur, karşılıklı haklara riayet etmek ve eşinin eziyetlerine sabretmekle mümkündür. Sabır, evliliğin en sağlam kalesidir." ### İlahi ve Nebevi Rehberlik "İçinizden kendileriyle huzura kavuşacağınız eşler yaratıp, aranıza muhabbet ve rahmet koyması O'nun ayetlerindendir." (Rum, 21) Bu hakikat, evliliği canlı tutanlar konusunda bizim en temel yol haritamızdır. İslam'ın evlilik ve aile hayatına koyduğu ölçüler, fıtratımızla tam bir uyum içindedir. ### Alimlerin ve Ariflerin Dilinden Sadi Şirazi der ki: "İyi, uyumlu ve güzel huylu bir eş, fakir bir adamı padişah yapar. Evlilikte zenginlik gönül zenginliğidir."

40.758
İslam'da Lanet Etmenin Hükmü ve Sınırları
Ailede Maneviyat ve İbadet

İslam'da Lanet Etmenin Hükmü ve Sınırları

Günlük hayatın koşuşturmacasında, bazen hiç beklemediğimiz bir anda büyük bir öfke, derin bir hayal kırıklığı veya ağır bir haksızlık hissiyle yüzleşebiliriz. Böylesi yoğun duygusal fırtınaların ortasındayca, dilimizden dökülen sözlerin ağırlığını ve yaratacağı manevi tahribatı hesaba katmak kolay olmaz. Bir anlık hiddetle ağzımızdan kaçıveren tek bir olumsuz kelime, aslında hem bu dünyadaki ilişkilerimizi hem de ahiret hayatımızı derinden etkileyebilecek manevi sonuçlar doğurur. İslam dini, dilin kullanımına ve kelimelerin seçimine benzersiz bir ehemmiyet atfeder. Çünkü müminin ağzından çıkan her sözün, onun iman kalitesini ve ahlaki olgunluğunu yansıttığı bilinir. Peki, bir kişiye lanet okumak, onun ilahi rahmetten uzaklaşmasını dilemek dini açıdan ne anlama gelir? Hangi hassas sınırlara dikkat etmemiz gerekir?Lanet Kavramının Derinliği ve Dilimizin SorumluluğuArapça kökenli bir kelime olan lanet, sözlükte "bir kimsenin Allah’ın rahmetinden, merhametinden ve lütfundan mahrum bırakılması, kovulması" manasına gelir. Bu tanım üzerinde biraz durup düşündüğümüzde, yapılan işin ne kadar korkunç bir boyutta olduğu daha net anlaşılır. Bir insana lanet etmek, aslında onun ebedi kurtuluşunu kaybetmesini ve ilahi şefkatten tamamen mahrum kalmasını talep etmektir. Bu denli ağır ve ürkütücü bir anlam barındıran bir ifadenin sıradan meselelerde, trafikte, aile içi tartışmalarda veya günlük kızgınlıklarda rastgele sarf edilmesi büyük bir gaflettir. İslam ahlakı, müminin dilini hayırla süslemesini emreder. islam ahlakında kötü dilin tehlikeleri üzerine tefekkür ettiğimizde, dilin bir kez kontrolden çıktığında kalpte nasıl derin yaralar açtığını açıkça görebiliriz.Geçenlerde katıldığım bir aile danışmanlığı sohbetinde bir hanımefendi, eşinin bir anlık hiddetle ağzından kaçırdığı ağır bir bedduanın, aradan yıllar geçse de kalbindeki kırıklığı tamir etmeye yetmediğini anlatmıştı. İşte tek bir kelime, insan ilişkilerini bu denli derinden sarsabilir. Bizler kullar olarak kimsenin kalbini, yarın neye dönüşeceğini veya hayatının son anında nasıl bir imanla can vereceğini bilemeyiz. Bugün hayatını isyan ve günah içinde geçiren biri, yarın samimi bir tövbe ve gözyaşıyla Allah katında en sevgili kullar arasına girebilir. Bu yüzden belirli şahısları hedef alarak lanet okumak, adeta Allah’ın yetkisinde olan nihai hüküm alanına müdahale etmeye kalkışmak gibi büyük bir manevi tehlike barındırır.Peygamber Efendimizin Lanetlediği Kimseler ve İlahi Hikmetlerİslam fıkhında ve hadis-i şeriflerde, bazı istisnai durumlarda lanet etmenin caiz kılındığı durumlar mevcuttur. Ancak bu istisnalar, kendi şahsi hırslarımızla veya bireysel intikam duygularımızla şekillenen durumlar değildir. Peygamber Efendimiz (s.a.v) ancak küfür üzere öleceği vahiy kanalıyla kendisine kesin olarak bildirilen azılı İslam düşmanları hakkında bu yola başvurmuştur. Çünkü o zatların kalplerinin mühürlendiği ve hidayet kapılarının yüzlerine tamamen kapandığı ilahi bilgiyle sabitti. Biz sıradan insanların ise böyle bir gayb bilgisine vakıf olması kesinlikle imkansızdır. Resulullah (s.a.v), İslam’ın yayılmasını engellemek için her türlü işkenceyi ve zulmü mübah gören, müminlerin canına kasteden bazı müşrik liderler için bedduada bulunmuştur. Nitekim kaynaklarımızda geçen bir rivayette şöyle buyrulmaktadır:“Ey Allah’ım! Hişam’ın oğlu Ebu Cehil ve Rabia’nın oğlu Utbe’yi pençe-i kahrınla yakala!” (Müslim, Cihad ve Siyer, 1794; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 3643)Bu duada adı geçen şahısların tamamı, daha sonra Bedir Savaşı’nda küfür üzere ölmüşlerdir. Bu örnek bizlere gösteriyor ki, Allah Resulü’nün dilinden dökülen bu ifadeler şahsi bir öfkenin değil, tamamen vahyin ve ilahi adaletin bir tecellisidir. Dolayısıyla, bu özel durumları kendi hayatımıza genelleyerek önümüze gelene beddua etmek veya lanet okumak büyük bir yanılgı ve ahlaki sapmadır.Akıbeti Bilinmeyenlere Lanet Okumaktan Kaçınmakİnsan psikolojisi, canı yandığında veya haksızlığa uğradığında hızlıca savunma mekanizmaları geliştirir ve karşısındakini cezalandırmak ister. Fakat İslam, bize bu anlarda dahi adalet sınırları içinde kalmayı ve nefsimizin esiri olmamayı öğretir. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.v) dahi, Bi'r-i Maune faciasında hileyle ve haince şehit edilen öğretmen sahabiler için çok derin bir üzüntü yaşamış, bu katliamı gerçekleştiren kabilelere bir ay boyunca sabah namazlarında lanet okumuştur. Ancak çok geçmeden Cenab-ı Hak, elçisini uyararak bu konuda bir sınır çizmiştir. Bu hadise üzerine nazil olan ilahi uyarıda şöyle buyrulmaktadır:“Onların tevbelerini kabul etmesi veya zalim olduklarından dolayı onlara azap etmesi işinden sana ait hiçbir şey yoktur.” (Âl-i İmrân Suresi, 3/128) Âl-i İmrân Suresi 128. AyetBu ayet, İslam ahlakının en temel sütunlarından birini inşa eder. Allah Teâlâ, Peygamberine adeta "Sen onların gelecekte Müslüman olup olmayacağını bilemezsin, hüküm yalnızca Bana aittir" mesajını vermiştir. Nitekim o kabilelerden pek çok insan daha sonra İslam’la şereflenmiş ve samimi birer mümin olmuştur. Modern psikolojide kullanılan Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ekolünün de vurguladığı gibi, insanları kalıcı olarak etiketlemek ve onlara değişmez negatif sıfatlar yüklemek, hem kendi zihnimizde bilişsel çarpıtmalara yol açar hem de karşımızdakinin gelişim potansiyelini yok saymamıza neden olur. Kur'an-ı Kerim, yüzyıllar öncesinden bize bu evrensel gerçeği öğreterek insanı peşin hükümlü olmaktan men etmiştir.Kesin Küfür Üzere Ölenler ve Müslüman Yakınların Kalbini İncitmeme İnceliğiTarihsel olarak küfür üzere öldüğü kesin olan şahıslara (örneğin Ebu Cehil, Firavun gibi) genel manada lanet etmek fıkhen caiz kabul edilmiştir. Ancak burada da İslam'ın o muazzam nezaketi ve toplumsal barış felsefesi devreye girer. Eğer ölen kişinin geride kalan akrabaları arasında Müslüman olmuş, hidayete ermiş kimseler varsa ve bu lanetleme onların kalbini kıracak, aile içi huzuru bozacaksa, fukaha bundan kaçınmanın daha doğru olduğunu belirtmiştir. İslam, ölmüş gitmiş bir inkarcının ardından konuşmaktansa, hayatta olan bir müminin kalbini hoş tutmayı, aile bağlarını korumayı her zaman önceler. Zira müminlerin birbirine karşı olan hakları, ölülerin arkasından yapılacak eleştirilerden çok daha üstündür. Çiftler arasındaki ilişkilerde de öfke anında dili korumak ve geçmişteki ailevi kırgınlıkları sürekli gündeme getirmemek, yuvanın huzurunu koruyan en önemli kalkanlardan biridir.Asr-ı Saadet'ten günümüze ışık tutan şu tarihi vesika, bu konudaki hassasiyeti ne kadar güzel özetler: Peygamber Efendimiz (s.a.v) Taif’e doğru yol alırken bir mezarın yanından geçmiş ve yanındaki Hz. Ebubekir’e bu kabrin kime ait olduğunu sormuştur. Hz. Ebubekir, "Bu kabir, Allah’a ve Resulü’ne asi olan Said b. As’ın kabridir" diyerek gerçeği ifade etmiştir. Ancak o sırada orada bulunan ve Said’in Müslüman olan oğlu Amr b. Said bu sözden incinmiş, babasını savunmak adına sert ifadeler kullanmıştır. Hz. Ebubekir bu duruma üzülüp kırılınca, Rahmet Peygamberi (s.a.v) aradaki gerginliği durdurmak adına Amr’a "Ebubekir’e karşı dilini tut" buyurmuş, Amr uzaklaştıktan sonra ise Hz. Ebubekir’e dönerek şu muhteşem nasihatte bulunmuştur: "Ey Ebubekir! Bırak, o da babası hakkında konuşsun. Sen ona bir şey söyleme." Bu olay, geçmişteki düşmanlıklar ne kadar büyük olursa olsun, yaşayan Müslümanların onurunu korumanın ve onların hislerine saygı duymanın ne denli elzem olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.Öfkeyle Başa Çıkma ve Dilimizi Korumak İçin Pratik AdımlarPeki, günlük hayatın gerilimleri, sosyal medyadaki kışkırtmalar veya iş yerindeki haksızlıklar karşısında öfkemizi nasıl kontrol altına alabilir ve dilimizi lanet etmekten, beddua etmekten koruyabiliriz? Hem nebevi tavsiyeler hem de modern klinik psikolojide kabul gören öfke ve öfke kontrolü yöntemleri bu konuda bize pratik ve uygulanabilir yollar sunmaktadır:Abdest Almak ve Fiziksel Pozisyonu Değiştirmek: Öfke anında vücutta adrenalin yükselir. Peygamberimiz (s.a.v) öfkelenen kişinin ayaktaysa oturmasını, oturuyorsa uzanmasını ve hemen serin bir suyla abdest almasını tavsiye etmiştir. Bu yöntem, bedeni hızlıca sakinleştirir.Bilinçli Susma ve Erteleme Kuralı: Tepki vermeden önce kendinize en az on saniye tanıyın. İçinizden "Şu an öfkeliyim ve konuşursam kırıcı olacağım, bu konuyu sakinleşince konuşacağım" diyerek kendinizi telkin edin.Zihinsel Odak Değişimi: Öfkeye sebep olan uyarıcıdan fiziksel olarak uzaklaşın. Başka bir odaya geçmek, balkona çıkıp temiz bir nefes almak, zihnin olumsuz düşünce döngüsünü kırmaya yardımcı olur.Dilini Dua ve İstiğfara Alıştırmak: Ağza "lanet olsun" gibi yıkıcı kelimeleri dolamak yerine, "La havle vela kuvvete illa billah" veya "Estağfirullah" gibi koruyucu zırhları yerleştirmek dil refleksini zamanla iyileştirir.Rahmet Odaklı Bir Hayat TercihiHayat yolculuğumuzda karşımıza çıkan imtihanlar karşısında takınacağımız tavır, bizim olgunluğumuzun en net göstergesidir. Bir mümin olarak dilimizi yıkıcı, lanetleyici ve kırıcı sözlerden arındırmak, ruhumuzu da temizlemek anlamına gelir. Unutmayalım ki, ağzımızdan dökülen her kelime kalbimizin derinliklerinden süzülüp gelir; dil neyi çok söylerse, kalp de o renge boyanır. Kırgınlıklarımızı, haksızlığa uğradığımız anlardaki acılarımızı lanet ederek değil, adaleti mutlak olan Allah’a havale ederek ve muhatabımızın hidayetini dileyerek yönetmek en asil duruştur. Dünyayı güzelleştirecek olan şey öfke ve nefret dilleri değil, nebevi ahlakın o kuşatıcı, affedici ve rahmet dolu iklimidir.

31.623
Altın Bir Tavsiye: Aile Huzuru Duaları
Aile İçi İletişim ve Çatışma Çözümü

Altın Bir Tavsiye: Aile Huzuru Duaları

### İlahi ve Nebevi Rehberlik "Allah bir ailenin iyiliğini dilerse, aralarına rıfk (yumuşak huyluluk, nezaket) koyar." Bu hakikat, aile huzuru duaları konusunda bizim en temel yol haritamızdır. İslam'ın evlilik ve aile hayatına koyduğu ölçüler, fıtratımızla tam bir uyum içindedir. ### Alimlerin ve Ariflerin Dilinden Yunus Emre'nin "Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım" dizesi, evlilikte uyum, empati ve iletişimin temel şifrelerini barındırır.

33.441
Mutluluğun Sırrı: İslam'da Mutlu Evlilik
Aile İçi İletişim ve Çatışma Çözümü

Mutluluğun Sırrı: İslam'da Mutlu Evlilik

### İlahi ve Nebevi Rehberlik "Allah bir ailenin iyiliğini dilerse, aralarına rıfk (yumuşak huyluluk, nezaket) koyar." Bu hakikat, i̇slam'da mutlu evlilik konusunda bizim en temel yol haritamızdır. İslam'ın evlilik ve aile hayatına koyduğu ölçüler, fıtratımızla tam bir uyum içindedir. ### Alimlerin ve Ariflerin Dilinden Yunus Emre'nin "Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım" dizesi, evlilikte uyum, empati ve iletişimin temel şifrelerini barındırır. ### İlahi ve Nebevi Rehberlik "Kim bir kardeşinin ayıbını örterse, Allah da kıyamet gününde onun ayıbını örter." Bu hakikat, i̇slam'da mutlu evlilik konusunda bizim en temel yol haritamızdır. İslam'ın evlilik ve aile hayatına koyduğu ölçüler, fıtratımızla tam bir uyum içindedir. ### Alimlerin ve Ariflerin Dilinden Sadi Şirazi der ki: "İyi, uyumlu ve güzel huylu bir eş, fakir bir adamı padişah yapar. Evlilikte zenginlik gönül zenginliğidir."

23.229
Dijital Dünyada Aile Huzurunu Korumanın Yolları
Modern Çağda Aile Huzuru

Dijital Dünyada Aile Huzurunu Korumanın Yolları

Günümüz dünyasında dijital ekranlar, evlerimizin başköşesine yerleşerek aile fertleri arasındaki samimiyeti görünmez duvarlarla çevreledi. Oysa aile, bireyin huzur bulduğu bir sığınaktır. "Müminlerin iman bakımından en kâmil olanı, ahlâkı en güzel olanıdır. Sizin en hayırlınız da eşlerine karşı en hayırlı olanınızdır." Bu hakikat, cihaz bağımlılığı için 9 ipucu konusunda bizim en temel yol haritamızdır. İslam'ın evlilik ve aile hayatına koyduğu ölçüler, fıtratımızla tam bir uyum içindedir. Lokman Hekim oğluna şu öğüdü vermiştir: "Oğlum, eşine karşı daima güler yüzlü ol. Evin içi, senin tebessümünle aydınlansın. Kadın, erkeğin emanetidir." Ekran başında geçirilen vakitlerin, bu emaneti ihmal etmemize izin vermemesi gerekir.Dijital Detoks ve İletişim DengesiAilede eşler arası takdir ve onaylanma, dijital dünyanın suni etkileşimlerinden çok daha kıymetlidir. Akıllı telefonlara ayırılan sınırsız vakit, aslında eşimize ayırmamız gereken kaliteli zamandan çalmaktadır. Gerçek huzur, cihazların ekranında değil, paylaşılan bir muhabbette veya birlikte yapılan bir ibadette saklıdır. Mutluluğun sırrı: evliliği canlı tutanlar listesinin başında, ekranları kapatıp göz teması kurmak gelir. Dijital bağımlılığın getirdiği yalnızlıktan kurtulmak için, ev içerisinde teknoloji kullanımı konusunda karşılıklı sınırlar belirlemek, aile bağlarını güçlendirmek adına atılabilecek en somut adımdır.

27.395
Rıfk ve Nezaketin Aile İletişimindeki Yeri
Aile İçi İletişim ve Çatışma Çözümü

Rıfk ve Nezaketin Aile İletişimindeki Yeri

Peygamber Efendimiz: "Şüphesiz ki Allah refiktir (yumuşaktır), rıfkı sever ve sertliğe vermediği şeyleri rıfk ile muameleye verir." Demiştir. [Müslim, Birr 77]Bu hakikat, gönüllere şifa dualar konusunda bizim en temel yol haritamızdır. İslam'ın evlilik ve aile hayatına koyduğu ölçüler, fıtratımızla tam bir uyum içindedir. Yunus Emre'nin "Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım" dizesi, evlilikte uyum, empati ve iletişimin temel şifrelerini barındırır. Evlilik müessesesi, tarafların birbirine nezaketle yaklaştığı, rahmetin kuşatıcı iklimiyle beslenen kutsal bir bağdır.Aile hayatında sergilenen nazik bir üslup, sadece geçici bir hoşgörü değil, aynı zamanda manevi bir sorumluluktur. Eşlerin birbirlerine gösterdikleri hürmet, doğrudan dilin gücü ve insanın manevi sorumluluğu ekseninde şekillenir. İslam alimleri, aile içindeki huzursuzluğun temelinde çoğu zaman dilin sertliğinin yattığını vurgular.Hz. Muhammed (sav) şöyle buyurmuştur: "Yumuşak davran, sertlikten ve çirkin söz söylemekten sakın! Şüphesiz ki rıfk, bulunduğu her şeyi güzelleştirir; bulunmadığı her şeyi de kusurlu kılar." (Ebû Dâvûd)Bu ilahi düstur, eşler arasındaki çatışmaları çözümlemede en etkili şifa kaynağıdır. Birbirini anlamaya çalışan, dinlenildiğini hissetmek isteyen bir eşin bu ihtiyacına karşılık vermek, Allah'ın rızasına giden en kısa yollardan biridir.

38.608
Günlük Hayatta Gönüllere Şifa Dualar
İslami Evlilik ve Aile Hukuku

Günlük Hayatta Gönüllere Şifa Dualar

### İlahi ve Nebevi Rehberlik "Allah bir ailenin iyiliğini dilerse, aralarına rıfk (yumuşak huyluluk, nezaket) koyar." Bu hakikat, gönüllere şifa dualar konusunda bizim en temel yol haritamızdır. İslam'ın evlilik ve aile hayatına koyduğu ölçüler, fıtratımızla tam bir uyum içindedir. ### Alimlerin ve Ariflerin Dilinden Hasan-ı Basri hazretleri: "Kızınızı kime vereceğinizi iyi düşünün. Takva sahibi birine verin ki, onu severse ikram eder, sevmezse de ona zulmetmez." demiştir. ### İlahi ve Nebevi Rehberlik "Kişinin eşinin ağzına koyduğu bir lokma dahi sadakadır." Bu hakikat, gönüllere şifa dualar konusunda bizim en temel yol haritamızdır. İslam'ın evlilik ve aile hayatına koyduğu ölçüler, fıtratımızla tam bir uyum içindedir. ### Alimlerin ve Ariflerin Dilinden Musa Efendi şöyle der: "Eşler birbirinin örtüsüdür. Birbirlerinin kusurlarını örtmeli, faziletlerini öne çıkarmalıdırlar. Muhabbet ancak bu şekilde beslenir."

34.104